Kibre teslimiyet Gurur kibre dönüşünce Safsatadan vesveselerle niyetlendirilmiş kuruntular, yıldızlanıyor. İkircikli fikriler, sineme madalyon ikiyüzlülüğü takmış, peşimi bırakmıyor. Gurur kibre dönüşünce Düşünmekten alaşağı oluyor güzel şeyler Düşünmek ki bir acı sancı Falanca faslın filanca bestesinde Buhranlardan bir güfte, İfadesi zor, anlaması güç Şöyle diyor; kibir pusuda bekliyor.
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir hazan hatırası... hikayeden teyyare değil, Hakikat. Hayat, hiç kazanamadığı bir kumar Hayat, uzun bir matem düşün koynunda kaç gecesi zehir kaç zifirde yitirdi kendini Bir hazan hatırası... Farz-ı hicran yüreğinde külfet mavzere yansımış günahları Tanrım, bu yiğitçe bir ihanet. Affetmeniz mümkün mü affetmek mümkün değil. kimse o kadar yüce gönüllü değil. ne gelir ki elden: Gözlerinin yeşilinden küstahça yaşlar dökülüyor Gidiyorum Sizden, kendimden Gülen gözlerinizden, gamzelerinden son kez öpüyorum Elveda
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yarının hayali bugünü mahvetti Dünün pişmanlığına destanlar yazdım Yazgımı sövgülerle sineye çektim Karın tokluğuna ot gibi yaşadım en derinde Ve çürüdüm değirmenin ahşap çıkıntılarında Şimdi yalnız hafif şiir, bir de ben Her zaman zihnimde yer eden fakat hiç kullanmayacağım o kelime var Şimdi yalnız sorgularım var, yargıları olmayan Sen söyle Dessas, aciz terazi kimden yana çıktı Sessizlik. Öyleyse gül ve geç. Hafif şiir, bir de benden kalanlar var Benden kalan metrup kasvetim, halen özümde saklıdır Rutubetli sokaklarım, yozlaşmış yurdumda ömrümün varisi üstüne çizgi çektiklerimdir
Zelil Cambaz
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Üzerinde dans ettiğin iplerin dolanıp da boynuna Kukla ettiğinde seni İlan edilecek: Adı, Zelil Cambaz Suyun hafızası rivayetlerini dillendirecek: Gemileri yeis deryalarında batmış Turkuaza gömüldüğünde basireti bağlanmış Akbabalar tepesinde beklerken Ferfecir beşiğinde Veryansın ninnileriyle uyuduğu bir derin uykusundan uyanmış
Nefs-i Katl
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Çatlaklarla dolu duvarlarını boyadığım Sükunet Opesası'nda, arialar yükseliyor: Rüzgarlara bağışladığım kin yağmurlarım, Mütemadiyen sığındığım kederlerim, Haykırışlarımın sessiz çığlığı... Ahval facianın faili gözlerim. Çünkü en çok gözler yalan söyler. Yırtıklarla dolu sayfalarını ciltlediğim yamalı kitaplarımdan bir mısra okunuyor: Yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Ben on yedide takılı kaldım. Şimdi cenk sırası kendimle. Nefsi katletmek icap ediyor. Renklerini kaybetmiş bir ravza yalnız böyle can bulabilir.