Yarının hayali bugünü mahvetti Dünün pişmanlığına destanlar yazdım Yazgımı sövgülerle sineye çektim Karın tokluğuna ot gibi yaşadım en derinde Ve çürüdüm değirmenin ahşap çıkıntılarında Şimdi yalnız hafif şiir, bir de ben Her zaman zihnimde yer eden fakat hiç kullanmayacağım o kelime var Şimdi yalnız sorgularım var, yargıları olmayan Sen söyle Dessas, aciz terazi kimden yana çıktı Sessizlik. Öyleyse gül ve geç. Hafif şiir, bir de benden kalanlar var Benden kalan metrup kasvetim, halen özümde saklıdır Rutubetli sokaklarım, yozlaşmış yurdumda ömrümün varisi üstüne çizgi çektiklerimdir
Bir Sırça Köşk inşa ettim Görürüm buradan akan ıstırap gecelerini Düşen tanelerini hüznün Tek avuntum Sırça Köşk'üm Kırgınlığım eğreti hayatımadır Adiliğinden mütevellit Silik, noksan kalmış bir öyküdür Lakin Sırça Köşk'üm bu noksanlığa kilit Tozlu keman yayında fani ömrümün musikisi çalar Şöminemde düşlerin kıvılcımı, Çakırkeyif uzanmışım Virane yalnızlığımla birlikte içmekteyim Ben bir Sırça Köşk inşa ettim Tek avuntum Sırça Köşk'üm
Bir hazan hatırası... hikayeden teyyare değil, Hakikat. Hayat, hiç kazanamadığı bir kumar Hayat, uzun bir matem düşün koynunda kaç gecesi zehir kaç zifirde yitirdi kendini Bir hazan hatırası... Farz-ı hicran yüreğinde külfet mavzere yansımış günahları Tanrım, bu yiğitçe bir ihanet. Affetmeniz mümkün mü affetmek mümkün değil. kimse o kadar yüce gönüllü değil. ne gelir ki elden: Gözlerinin yeşilinden küstahça yaşlar dökülüyor Gidiyorum Sizden, kendimden Gülen gözlerinizden, gamzelerinden son kez öpüyorum Elveda
Yorumlar
Yorum Gönder